AnasayfaBlogKore Sineması ve Özellikleri
Kişisel Gelişim

Kore Sineması ve Özellikleri

10 Mayıs 2021
Kore Sineması
ÖzelliklerAçıklamaÖrnekler
Sürprizli SenaryolarKore sinemasının en öne çıkan özelliklerinden biri, tahmin edilemeyen sürprizlere sahip olmasıdır.Parazit, Oldboy
ÖzgünlükKore filmleri, özgün hikayeleriyle birçok sinemaseverin ilgisini çekmektedir.Parazit, Gece Yarısı
Cesur Kadın KarakterlerKore senaryolarında kadın karakterler genellikle kararlı, cesur ve hislerinin peşinden giden niteliklere sahiptir.Parazit, Mavi Yolculuk
DuygusallıkKore filmlerinde duygusal sahneler sık sık göze çarpmaktadır.Parazit, Oldboy
Kültürel BenzerliklerKore filmlerinde, Türk dizi ve filmlerinde alışık olduğumuz sahneleri sık sık görmek mümkün.Parazit, Oldboy
Yemek KültürüKore dizilerinin çoğunda mutlaka yemek sahnesi bulunmakta ve yemek, hikayenin önemli bir parçası olarak ele alınmaktadır.Parazit, Çamaşırhane
GerçekçilikKore sineması, hikayelerin gerçeklikle uyumlu olması konusunda dikkat çekmektedir.Parazit, Gece Yarısı
Ters KöşelerKore filmlerinde genellikle beklenmedik ters köşelerle karşılaşılır. Klişe başlangıçlardan sonra bitirilen bu filmler, izleyicinin beklentisinin üzerinde başarılar kazanmaktadır.Oldboy, Parazit
İlginç Çekim TeknikleriKore sineması, birçok benzersiz ve yaratıcı çekim tekniği kullanmaktadır.Parazit, Oldboy
Uyarlamalar ve Yeniden YapımlarBirçok Kore filmi, farklı ülkelerde yeniden yapılmaktadır veya Hollywood filmlerinin temelini oluşturmaktadır.Il Mare (The Lake House), Oldboy

Kore filmleri son bir iki yıldır popüler olan birkaç film sayesinde sinema severlerin ilgisini çekmeye başladı. Kore sinemasının bu kadar ilgi görmeye başlaması elbette şans eseri değil.

Yönetmenlerinden, çekim tekniklerine, sürprizli senaryoları ve beyin yakan final sahneleriyle benim de tutkunu olduğum bu uzakdoğu sinemasının, özellikle yeni başlayanlara rehber olacak nitelikteki detaylarını anlatacağım.

Henüz 20'li yaşlarımın başında Facebook üzerinde kurduğum sinema kulübünde film eleştirileri yaparken tanıştım Kore filmleriyle. O zamanlar birine Kore filmi deseniz eminim büyük bir önyargıyla aklına hemen uzak doğu dövüz sporlarının yer aldığı sahnelerle dolu filmler gelirdi. Benim içinse, çoğu Hollywood filminin Kore filmlerinden uyarlandığını bildikten sonra daha bir merak sardığım sinema türü oldu. Örneğin 2006 yapımı başrollerini Keanu Reeves ve Sandra Bullock'un paylaştıkları The Lake House - Göl Evi filminin, 2000 yapımı İl Mare filminden birebir uyarlama senaryo olduğunu biliyor muydunuz? Kore sinemasının özelliklerine ilerleyen bölümlerde detaylı değineceğim ancak söylemek istediğim en önemli özelliklerinden bir tanesi, tahmin edilemeyen senaryosuyla izleyiciyi altüst etmesi!

Sizi bilmem ama izlediğim filmden öncelikli beklentim beni şaşırtması. İşte Kore sineması tam da bu noktada beklentileri fazlasıyla karşılayıp izleyicisini memnun ediyor. Favori filmlerime geçmeden önce Kore yapımı dizi ve filmlerin neden bu kadar sevildiğinden bahsetmek istiyorum.

Kore Sinemasının Yükselişi

Avrupa dil ailesinden olmadığı için çoğumuza uzak gelen bir dil olabilir Korece. Gerek alfabesi gerekse de kelimelerin aşina olduğumuz yabancı dillerle çağrışım yapmaması da uzaklığa bir neden. Hatta sadece bu uzaklık bile yeni bir filme başlamamanız için tercih sebebi olabiliyor. Peki nasıl oluyor da İngilizce olmayan bir film tarihte ilk defa Oscar Ödülü alıyor? Evet 6 dalda Oscar'a aday olup 4 dalda da ödülü kucaklayan Parazit filminden bahsediyorum. Şüphesiz ki bu ödülü getiren en önemli nedenlerden biri hikayenin özgünlüğü. Hollywood da buna kayıtsız kalamadı ve 4 ödülle taçlandırdı bu filmi. Bu arada henüz izlemediyseniz hazır film Netflix'e gelmişken kaçırmayın. Hemen hemen çoğu Kore yapımı filmin öne çıkan özellikleri arasında özgünlük ilk sırada yer alıyor. Eğer sizin için de hikayenin orjinalliği önemliyse Kore filmlerine mutlaka bir şans verin derim.

Kore Yapımı Senaryoların Özellikleri

Kore Yapımı Senaryoların Özellikleri

Pek çok Türk dizisine de ilham veren Kore dizilerinin, Türkiye'deki hızlı yükselişine neden olan yerli yapımlarımızla benzeşik giden yönleri şu şekilde:

  • Kültürel Benzerlikler: Şaşırabilirsiniz ama Türk dizi ve filmlerinde görmeye alışık olduğumuz sahneleri, Kore dizilerinde de görmek mümkün. Aile içindeki hiyerarşik yapı, arkadaşlık ilişkileri ve aile bağları alışık olduğumuz türden. Korelilerle savaşın dışında bir nedenden dolayı ortak geçmişe sahibiz. O da, geçmişte ortak bir kültür çevresinden çıkmış olmamızdan kaynaklanıyor. Haliyle bu benzerliğin nereden geldiğini anlamak zor olmuyor.

  • Klişeler: Bizim yapımların vazgeçilmezlerinden biri de elbette zengin kız fakir oğlan klişesi ve aralarındaki imkansız aşk. Kore dizilerinde de buna benzer durumlara çok rastlıyoruz. Hatta filmlerde de klişeleri görmek mümkün ancak filmler klişe ile başlayıp sağlam ters köşelerle bitiyor. Bu da beklenenin ötesinde başarıyı getiriyor.

  • Cesur Kadın Karakterler: Eski yapım Hollywood filmlerinde öne çıkan kadın karakterler görmek pek mümkün değildi. Kadın hikayeleri ve oyuncular hep ikinci planda kalıyordu. Ancak Kore senaryolarında durum tam tersi. Kadın karakterler hislerinin peşinden giden, kararlı ve oldukça cesur. Haliyle hikayeyi de ilgi çekici yapıyor. Bu durumun Hollywood yapımlarına da son yıllarda sıçradığını fark etmiş olabilirsiniz, artık kadın karakterleri daha ön planda görüyoruz. 

  • Duygusallık Hat Safhada: İzlediğiniz tür ne kadar aksiyon dolu olursa olsun, filmin veya dizinin bir yerinde öyle bir sahne giriyor ki birden duygularınıza hakim olamıyorsunuz. Bence duygusallık en önemli ortak noktamız.

  • Yemek Kültürü: Kore dizilerinin çoğunda mutlaka yemek sahnesi görüyorsunuz. Geçiştirilemeyecek kadar önemli ve iştahla yenen yemekler, bizim de yemeğe olan düşkünlüğümüzle örtüşüyor.

Gelelim teknik ve kurgusal bazı detaylara. Kore yapımlarının bu kadar ilgiyi hak etmesinin arkasında yatan teknik ve kurgusal anlamda kendine hayran bıraktıran özellikleri var. Kore sinemasının en önemli özelliği özgün olması demiştim. Bir diğer en önemli özelliği ise senaryolar fazla gerçekçi. Kurgu, izleyicinin istediği veya hayal ettiği gibi değil de, tam olarak hayatın gerçekleriyle örtüşecek şekilde ilerliyor. Hayatımız hep mutluluk içinde veya kahramanların dahil olduğu bir düzende geçmiyor değil mi? Senaryolar neden öyle olsun? Kore sineması fazlasıyla acımasız gerçeklerle dolu! Hikayenin kalitesi, yüzeysellikten uzak oluşu, kendi düzen ve sistemlerini yerden yere vurmalarındaki cesaretleri başarıyı getiriyor. Kendilerine has senaryoları, sektörün teknik açıdan bütün nimetlerinden faydalanarak çekiyorlar. Bütçe ve çekim tekniği sıkıntısı çekmeden, özgün senaryolar izleyicilerin beğenisine sunuluyor. 

Sıra geldi özellikle yeni başlayanlar için seçmiş olduğum Kore yapımı filmlere. Bu filmlerde boş yok benden söylemesi.

Oldueboi - Oldboy - İhtiyar Delikanlı (2003) 

En İyi Kore Filmleri 

Dizilerin aksine Kore filmlerini izlerken bulunduğunuz ortama dikkat etmekte fayda var. Şiddet unsurlarının çok sert işlendiği sahneler, çocuklu ortamda izlemek için hiç uygun değil.

Tavsiyelerime en sevdiklerim arasından, beğeneceğinizden emin olduğum 10 film ile başlamak istiyorum:

Oldueboi - Oldboy - İhtiyar Delikanlı (2003) 

Benim için; sarsıcılığı, kurgusu, oyunculuk, çekim tekniği ve filmin yönetmeni Park Chan-Wook ile tanışmamdan dolayı ilk sırada yer alan filmdir. Pek çok önemli Kore filminde de rol alan Choi Min-sik başrolde. Filmin aldığı ödüllerin hepsini buraya yazmam mümkün değil ancak en önemlisi 2004 yılında Cannes Film Festivali'nde Büyük Ödül'e layık görülmesidir. Filmin Amerikan yapımı versiyonu 2013 yılında 30 milyon dolarla yeniden çekildi ancak beklenen ilgiyi göremedi. İntikam türünün en iyi örneklerinden olan film IMDB'de ilk 100'ün içinde ve şu an 68.sırada. Oldboy, intikam üçlemesi olarak çekilen serinin ikinci yapımıdır. Aksiyon, gizem ve dram türündeki filmin IMDB puanı ise 8,4.

Film, kaçırılarak 15 yıl boyunca esir tutulan bir adamın hikayesiyle başlıyor. Neden kaçırıldığını bilmeden geçen 15 yıl. "15 yıl süreceğini söyleselerdi, dayanmak daha kolay olabilir miydi?" İzleyenlerin çok iyi bildiği, yaklaşık 3 dakika süren o meşhur çekiçli dövüş sahnesinin tamamı plan sekans (sahnenin tek plan çekilmesi) çekiliyor, burası önemli bir detay. Son olarak final sahnesiyle yaşadığınız sarsıntının henüz etkisindeyken dinleyeceğiniz The Last Waltz'ı -nasıl etkilendiysem- yaklaşık olarak 5-6 sene telefon zil sesi olarak kullandığımı belirtmek istiyorum. The Last Waltz'ı sizin de seveceğinizden şüphem yok. En etkileyici intikam filmlerinden biri olan Oldboy'u mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Beğenirseniz serinin diğer iddialı iki filmi olan, Boksuneun Naui Geom -Sympathy for Vengeance- Haklı İntikam (2002) ve Chinjeolhan geumjassi - Lady Vengeance - İntikam Meleği (2005)'ni de izleyebilirsiniz. 

Filme Dair Notlar: 

  • Empire dergisinin (dünyanın en kapsamlı film ve sinema dergisi) "Tüm Zamanların En İyi 500 Filmi" listesinde 64. sırada yer almıştır.

  • BBC'nin hazırladığı ve dünya üzerinde 117 sinema eleştirmeninin ortak çalışmasıyla oluşturulan ''21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi'' listesinde 30.sırada yer almıştır.

  • Filmde canlı ahtapot yeme sahnesi dublörsüz ve yüzde yüz gerçek çekilmiştir.

Bin Jip - 3 Iron - Boş Ev (2004) 

Bin Jip - 3 Iron - Boş Ev (2004) 

Kim Ki-Duk Kore sinemasının dahi yönetmenlerinden. Hiç sinema eğitimi almamasına rağmen kendine has anlatım tarzıyla hem sinema eleştirmenlerinin hem de izleyicisinin gönlünde farklı bir yeri var. En büyük çıkışını Seom/The Isle adlı filminin 2000 yılında Venedik Film Festivali’ndeki gösterimiyle yapıyor. Filmin gösterimi sırasında karakterlerin olta yutarak intihar etmeye çalıştığı sahne yüzünden gazetecilerden biri bayılınca manşet oluyor. Film ödül alamadıysa da yönetmenin şöhreti hızla yayılıyor. Yönetmen, Boş Ev filmiyle neredeyse hiç konuşmadan nasıl muhteşem ve akıcı bir film çekilebileceğini kanıtlıyor. Dram ve suç türündeki filmin IMDB puanı 8,0.

"Anlamadığım bir şey olduğunda, onun hakkında film çekerim" diyen Kim Ki-Duk, Aralık 2020'de Covid-19 sebebiyle maalesef hayatını kaybetmiştir. Film, kendine ait hayatı olmayan ve tanımadığı insanların evine girerek ihtiyaçlarını karşılayan genç bir adamın, bir gün girdiği evde karşılaşıp aşk yaşadığı kadınla olan sürreal ilişkiyi anlatıyor. "Hepimiz birer boş eviz, ta ki birisi kilidimizi kırıncaya kadar."

Filme Dair Notlar

  • Kim Ki-Duk Boş Ev filmiyle 2004 yılında Venedik Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü almıştır.

  • Filme benim de sesini ve şarkılarını çok sevdiğim Mısırlı şarkıcı Natacha Atlas, Gafsa isimli şarkısıyla eşlik ediyor.

  • Sıra dışı filmler kategorisinde Boş Ev'i mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. 

  • Dram, suç türündeki filmin IMDB puanı 8,0.

Yeopgijeogin Geunyeo - My Sassy Girl - Hırçın Sevgilim (2001) 

''Kader, sevdiğin insan için tesadüflerden bir köprü inşa etmektir.'' Kwak Jae-Yong yönetmenliğindeki bu film çıktığı sene Kore'de en çok izlenen ikinci film ünvanına sahip. Sıradan bir öğrenci olan genç bir delikanlının; sıra dışı, çılgın ve komik bir kızla yaşadığı maceralı aşkı ve eğlenceli hikayesini izliyoruz filmde. My Sassy Girl, bazen kahkahalarla eşlik edeceğiniz, bazen de gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız içerikleri barındırıyor. Genç oyuncuların birbirleriyle uyumu o kadar iyi ki, rol mü yapıyorlar gerçek hallerini mi yansıtıyorlar anlamak zor.

İzlediğinize asla pişman olmayacağınız bu romantik komedi filminde, Pachelbel’in meşhur "Canon in C" eserini de çok güzel bir sahnede dinleyebileceğinizi fısıldamak istiyorum. Ayrıca filmden sonra başrol oyuncusu Jun Ji-hyun'a (Gianna Jun) hayran olup tüm filmlerini benim gibi izlemek isteyeceğinize eminim. Filmin 2006 yılında bir de Hollywood versiyonu çekildi ki, orijinal versiyonuyla kıyaslayınca lafını bile etmeye değmiyor o yüzden detay vermeden geçiyorum. Gelmiş geçmiş en iyi romantik komedi türüne örnek gösterilen yapımın IMDB puanı 8,0.

Nae Meorisokui Jiwoogae - A Moment To Remember - Hatırlanacak Bir Anı (2004)

Zengin kız fakir oğlan klişesi ile başlayıp, hiç tahmin edilmeyen etkileyici ayrıntılarla devam eden bir film A Moment to Remember. "Seninle tanıştım çünkü unutkandım. Senden ayrılıyorum çünkü unutkanım." repliğiyle de kısmen The Notebook tarzına yakın bir romantik, dram türü film izleyeceğinizi söyleyebilirim. Oyuncuların başarılı performansları ve başrol oyuncusu Son Ye-jin'in duru güzelliğini izlemeye doyamayacaksınız. Yönetmen John H. Lee'nin komik unsurlarla başlatıp, sonrasında duygusallığı fazlasıyla yaşattığı filmin IMDB puanı 8,2.

Agassi - The Handmaiden - Hizmetçi (2016) 

Agassi - The Handmaiden - Hizmetçi (2016) 

Park Chan-Wook'un yine ters köşe ve çoğu eleştirmene göre Oldboy'dan sonraki ikinci en iyi filmi. Romantik, dram türünde; kurgusu, müzikleri ve sinematografisi (görüntü yönetimi) ile pek çok ödülü kucaklamış yine intikam konulu enfes bir film. Bir dolandırıcı tarafından kiralanan hizmetçinin, hanımefendisine karşı beslediği gizli aşkı konu ediyor. Filmin IMDB puanı 8,1. Ne yazsam büyüsünü bozmaktan korktuğum için daha fazla detay belirtmek istemiyorum ancak yönetmenin neden intikam meselesine bu kadar takık olduğunu ve sürekli intikam konulu filmler çekmesini kendi sözleriyle açıklamak isterim: "İntikam muazzam bir enerji ve tutku gerektiren bir duygu.

İntikam peşinde koşan kişi, günlük hayatındaki her zevki bir kenara atmak zorunda. İntikam duygusu başka bir tür zevk getiriyor, ama sonunda bu zevk hiçbir işe yaramıyor. İntikam peşinde koşan kişi amacına ulaşıp intikamını alsa bile, bu uğurda kaybettiklerini geri getiremiyor. İşte intikam duygusunda böyle büyük bir paradoks var. İnsanın bütün enerjisini ve tutkusunu sonunda hiçbir yere ulaşmayan bir olaya odaklaması beni çok çekiyor.” 

Keulraesik - The Classic - Klasik ( 2003) 

Kırık bir aşk hikayesi barındıran bu film, başlangıçta mizah yönüyle sizi ele geçirip daha sonra da epey hüzünlendirecek. Son Ye-Jin yine başrolde. A Moment To Remember ve My Sassy Girl'den sonra en sevdiğim romantik film bu diyebilirim. Belli ki yönetmen Kwak Jae-Yong, My Sassy Girl'deki gibi yine bir sahnede klasik müzik ziyafeti yaşamanızı istiyor. Bu sefer sahnede Beethoven'ın 8. Piyano Sonatı sizi karşılıyor. Kore'li yönetmenlerin klasik müziğe ayrı bir ilgisi var her zaman. Bunu çoğu filmde de görüyorsunuz. Romantik, dram türündeki filmin IMDB puanı 7,8.

Deiji - Daisy - Papatya (2006) 

Jun Ji-hyun'un hırçın hallerine My Sassy Girl'den aşina olanlar bu sefer onu Andrew Lau yönetmenliğinde bambaşka bir rolde izliyor. Klasik müzik, resim sanatı ve Amsterdam'ın muhteşem manzarası eşliğinde harika bir film sizi karşılıyor. Filmde kullanılan renkler sanki Van Gogh'a hoş bir gönderme niteliğinde ve görsel anlamda büyüleyici. Kiralık bir katilin genç ve güzel ressama olan aşkını konu eden duygu yüklü bu filmi çok beğeneceğinizi umuyorum. Romantik, dram türündeki filmin IMDB puanı 7,5.

Seulpeumboda Deo Seulpeun Iyagi - More Than Blue - Hüzünden Öte (2009) 

Sevdiği kadının mutlu olması için bir erkeğin ne tür fedakarlıklarda bulunabileceğinin en iyi örneklerinden olan, romantik, dram türündeki filmin yönetmeni Won Tae-Yeon. Başlarda her şey tahmin edilebilir şekilde ilerlerken, izleyenleri son 20 dakikasında başka bir boyuta geçiren filmin IMDB puanı 7,6. "sevmek için sözcükler gerekseydi, dilsizler nasıl sevecekti?" Peki siz nasıl sevilmek isterdiniz?

Alinui Chueok - Memories of Murder - Cinayet Günlüğü (2003)

Alinui Chueok - Memories of Murder - Cinayet Günlüğü (2003)

1986-1991 yılları arasında ülkenin ilk seri cinayetlerinden yola çıkılarak, gerçek bir hikayeden uyarlanmış gerilim türünde etkileyici bir film. Filmin sonunda cinayetler çözümsüz kalsa da, film çekildikten yaklaşık 13 sene sonra cinayetleri işleyen katil nihayet yakalanıyor. Parazit filminin yönetmeni Bong Joon-Ho, dönemin kriminal ve adli tıp gelişimine önemli katkısı olan bu cinayetleri ve bozuk adalet sistemine olan eleştirel bakış açısını çok iyi yansıtmış. Filmin başarısı da bence buradan geliyor. IMDB puanı 8,1.

Minyeo-Neun Goerowo - 200 Pounds Beauty - Şişman Sevgilim (2006) 

Kim Yong-Hwa yönetmenliğindeki komedi, melodram türünde çekilen film; gösterime girdiği sene oldukça ses getirmiş etkileyici bir yapım. Bir kadının aşkı uğruna yaşadığı müthiş değişimi anlatıyor. Zaman zaman sizi güldürürken, bazen de hüzne boğacak benden söylemesi. Filmin IMDB puanı 6,7.

Kore sineması sağlam ters köşelere ve sinematografik açıdan başlı başına keyif veren bir imaja sahip. Korelilerin aşk, arkadaşlık ve kişisel ilişkilerine bir bakış açısı kazandırmak adına 10 nokta atışı film paylaştım sizlerle. Hepsi de favori filmlerimden. İzledikten sonra düşüncelerinizi yorumlarda lütfen paylaşın. Keyifli seyirler diliyorum.

Sürprizli Senaryolar, Kore sinemasının en öne çıkan özelliklerinden biri, tahmin edilemeyen sürprizlere sahip olmasıdır, Parazit, Oldboy, Özgünlük, Kore filmleri, özgün hikayeleriyle birçok sinemaseverin ilgisini çekmektedir, Parazit, Gece Yarısı, Cesur Kadın Karakterler, Kore senaryolarında kadın karakterler genellikle kararlı, cesur ve hislerinin peşinden giden niteliklere sahiptir, Parazit, Mavi Yolculuk, Duygusallık, Kore filmlerinde duygusal sahneler sık sık göze çarpmaktadır, Parazit, Oldboy, Kültürel Benzerlikler, Kore filmlerinde, Türk dizi ve filmlerinde alışık olduğumuz sahneleri sık sık görmek mümkün, Parazit, Oldboy, Yemek Kültürü, Kore dizilerinin çoğunda mutlaka yemek sahnesi bulunmakta ve yemek, hikayenin önemli bir parçası olarak ele alınmaktadır, Parazit, Çamaşırhane, Gerçekçilik, Kore sineması, hikayelerin gerçeklikle uyumlu olması konusunda dikkat çekmektedir, Parazit, Gece Yarısı, Ters Köşeler, Kore filmlerinde genellikle beklenmedik ters köşelerle karşılaşılır Klişe başlangıçlardan sonra bitirilen bu filmler, izleyicinin beklentisinin üzerinde başarılar kazanmaktadır, Oldboy, Parazit, İlginç Çekim Teknikleri, Kore sineması, birçok benzersiz ve yaratıcı çekim tekniği kullanmaktadır, Parazit, Oldboy, Uyarlamalar ve Yeniden Yapımlar, Birçok Kore filmi, farklı ülkelerde yeniden yapılmaktadır veya Hollywood filmlerinin temelini oluşturmaktadır, Il Mare (The Lake House), Oldboy
Kore Sineması Kore Sinemasının Yükselişi Kore Yapımı Senaryoların Özellikleri en iyi kore filmleri parazit filmi Hatırlanacak Bir Anı
Bu fotoğrafta siyah beyaz çizgili, uzun kollu gömlek giyen bir kadın görülüyor. Koyu renk saçları yüzünden geriye doğru toplanmış ve ela gözleriyle dümdüz karşıya bakıyor. Yüzünde kendinden emin bir ifade var ve dudakları hafifçe ayrılmış. Köprücük kemiği görünüyor ve ince bir vücuda sahip. Arka plan düz beyaz bir duvar ve kadın duvarın önünde kollarını kavuşturmuş bir şekilde duruyor. Kıyafetini bir çift siyah, topuklu bot tamamlıyor ve elleri birkaç gümüş yüzükle süslenmiş. Yirmili yaşlarının sonlarında olduğu anlaşılıyor ve kıyafeti ona rahat ama şık bir görünüm veriyor.
Neslihan Koçak
Blog Yazarı

Henüz öğrenciyken Facebook'un ilk yıllarında film eleştirileri yaptığı sinema kulübü kurdu ve yönetti. Çektiği fotoğraflara yazılar yazdı, yazılara fotoğraflar çekti. 15 yıl telekomünikasyon sektöründe görev aldı. Kurumsal iş hayatı, işyerinin kapanması sebebiyle sona erdi. Yazıya olan tutkusunu ilerletmeye karar verdi. 

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Geleneksel pembe bir elbise giyen bir kadın sakin bir su kenarında duruyor. Elleri yanında, ayakları çimenli zemine sıkıca basmış bir şekilde duruyor. Arkasında, birden fazla sütunu ve çatısı olan büyük bir bina görülüyor. Ön planda, bir parktaki yemyeşil çimenler ve ağaçlar görülebiliyor. Çimenlerin ortasında yeşil bir direk duruyor ve çimenlerin arasından bir ipin sarktığı görülüyor. Görüntü hafifçe bulanıktır ve arka planda üzerinde pembe bir elbise olan bir kişinin kafası gibi görünen şeyi ortaya çıkarmaktadır. Sahne huzurlu ve dingin, geleneksel giysili kadın için pastoral bir fon oluşturuyor.
Kişisel Gelişim

Eskiden Koreliler Ne Giyerdi?

30 Aralık 2020
Bu resim elinde fotoğraf makinesi olan bir adamı gösteriyor. Arka planı beyaz olan iyi aydınlatılmış bir odada duruyor. Başı hafifçe yana eğik ve doğrudan kameraya bakıyor. Üzerinde kolları kıvrılmış beyaz bir gömlek ve siyah bir yelek vardır. Sol elinde, objektifi kameraya doğru bakan siyah bir kamera tutmaktadır. Sağ eli kameranın gövdesinin üzerindedir. Resmin sağ alt köşesinde bir ayakkabı var. Ayakkabı, yan tarafında bağcık deseni olan siyah bir elbise ayakkabısıdır.
Nasıl Yapılır?

Kısa Film Nasıl Çekilir?

21 Ağustos 2021
Bir el, renkli küplerden oluşan bir yığına doğru uzanıyor. En üstteki küp kırmızıdır, onu mavi, sarı ve son olarak siyah takip eder. Kırmızı küpün üzerinde büyük siyah bir sekiz rakamı basılıdır, sarı küpün üzerinde ise daha küçük bir rakam vardır. El bir eldiven giymiş ve kesin, kararlı bir hareketle uzanıyor. Her küp eşit büyüklüktedir ve tüm yığın düzgün bir şekilde düzenlenmiştir. Küplerin renkleri sahneye neşeli ve canlı bir atmosfer katıyor.
Yabancı Dil Eğitimi

Korece Sayıları Öğrenin!

01 Mayıs 2021